Ayın İNCİSİ  28 ŞUBAT 2011

RÜZGAR İLE GÜNEŞ 

 

Rüzgar hiddetliymiş, esti mi ortalığı dağıtır, herkesi köşe bucak kaçırtırmış. Bu yüzden herkes ondan çekinirmiş. Güneş ise kaba kuvvetten, başkasına zorla bir şey yaptırmaktan hiç hoşlanmazmış. O gülümsemeyi severmiş. Arkadaşı rüzgara da bu kadar sinirli olmamasını öğütlermiş her zaman. Bir gün böyle konuşurlarken kimin daha güçlü olduğunu tartışmaya başlamışlar. Rüzgâr: “Ben daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım.”demiş.  Güneş gülümsemiş, “kendinden bu kadar emin olma” demiş. Rüzgar; “Şu karşıdaki paltolu yaşlı adamı görüyor musun? Şapkasını, atkısını ve paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerim.” demiş. Güneş “peki,” diyerek bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgâr kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam önce şapkasını ve atkısını güvenceye almış; önünü sıkıca kapatmış. Rüzgar estikçe adam paltosuna daha da sıkı sarılıyormuş. Sonunda rüzgâr pes edip durmuş. Güneş izin isteyerek bulutların arkasından çıkıp yaşlı adama nazikçe gülümsemiş. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip önce şapkası ile atkısını çıkarmış. Biraz daha ısınınca önce paltosunun önünü açmış; çok geçmeden paltoyu çıkarıp eline almış. Sonra, rüzgâra dönmüş, nazik ve dostça davranışın, her zaman şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olacağını söylemiş.

 

Sizce liderlik hangi yoldan daha kolay ?