Ayın İNCİSİ  18 EKİM 2010

PADİŞAH İLE İHTİYAR ÇİFTÇİ


Bir gün padişahlar padişahı av için şehirden uzaklaşmış. Yanında arkadaşları ve çalışanları ile beraber değişik yerlerden geçmişler. Sonunda yolları pek çok insanın çalıştığı bir tarlanın kenarından geçmiş. Oradakilerle tanışıp konuşmak için yanlarına yaklaşmış. Oradaki insanların arasında yaşı doksanı geçkin bir ihtiyar varmış. Bu ihtiyar toprağa bir şeyler ekiyormuş. Padişah ona doğru yaklaşıp: “Ne ekiyorsun ihtiyar?” diye sormuş. İhtiyar çiftçi başını bile kaldırmadan cevap vermiş: “Baharda yeşermesi için ceviz dikiyorum. “ Padişah kahkahayla gülmüş. “Fakat sen çok ihtiyarsın. Ceviz ağacı ise yıllar geçmeden meyve vermez. Şurada iki günlük ömrün kalmış. Neden uğraşırsın?” demiş. Bunun üzerine ihtiyar başını kaldırmış: “ İnsanlar yeni  bir ağaç dikmekle yanlış yapmazlar. Biz küçükken başkaları ekmiş; biz yedik. Şimdi de biz ekelim; başkaları yesinler,” demiş. Padişah bu cevabı çok beğenmiş. Hemen yanındaki adamına dönerek : “Bu çok güzel bir düşünce. Bu çalışkan ve ileri görüşlü ihtiyara bir kese altın verin,”  diye emretmiş. İhtiyar altınları almış ve gülerek “ Gördünüz mü?” demiş, “Benim ağacım daha büyümeden meyve verdi! Hemen para kazandırdı bana.”

 

Eğitimde böyle bir şeydir. Bugün başlarsınız, sonuçları daha sonra ortaya çıkar.