Ayın İNCİSİ  22 KASIM 2010

ŞANS MI, ŞANSSIZLIK MI?

 

Çok iyi bir judocu olmak isteyen 9 yaşındaki bir Japon çocuğu bir gün bir trafik kazası sonucu sol kolunu tamamıyla kaybetmiş. Hem çocuk, hem de ailesi çok üzülmüş. Ailesi çocuk oyalansın diye, Japonların en iyi judo hocalarından birini tutmuşlar. Hocası ona sadece bir tek fırlatma hareketi öğretmiş. Gece gündüz çocukla beraber bu hareketi çalışmışlar. Çocuk hareketi artık öğrendiğini söyledikçe hocası her gün saatler boyu aynı hareketi tekrarlatmaya devam etmiş. Sonunda çocuk bu hareketi yıldırım hızıyla yapmaya alışmış. Bunun üzerine hoca çocuğa artık bir turnuvaya katılma zamanının geldiğini söylemiş. Olacak şey değilmiş. Tek kollu bir judocu, tek hareketle turnuvaya katılacakmış. İşin ilginç yanı, gerçekten de öğrendiği tek hareketle çocuk turları rahatça geçmekteymiş. Sonunda final karşılaşmasına sıra gelmiş. Karşısındaki bölgenin en iyi judocusuymuş. Çocuk bu rakibine de kendi hareketini şimşek hızı ile uygulamış, rakip kalktıkça aynı hareketi yinelemiş. İnanılır gibi değilmiş, çocuk tek kolla, tek hareket sayesinde şampiyon olmuş. Bu işe çocuk bile şaşmış ama hocası: 'Bu zaferin iki sırrı var oğlum. Birincisi judonun en güç hareketlerinden birini çok iyi yapabilmendir. İkincisi, bu harekete karşı tek bir savunma vardır. O da hareketi yapanın sol kolunu tutmak! ...'  demiş. Size en kötü eksiklik gibi gelen durumlar, doğru kullanırsanız büyük yarar sağlayabilir.